BEŞLİ AŞI İLE ÇOCUKLAR DAHA SAĞLIKLI OLACAK

Sağlık Bakanlığı, anne ve babaların yüzünü güldürecek bir uygulama başlattı ve beş aşıyı bir araya getirdi. Buna göre çocuklarımız, tek enjeksiyonla beş hastalığa karşı korunabilecek.
Tek enjektörde toplanan aşılar difteri, boğmaca, tetanoz, Çocuk Felci ve Hib’e bağlı menenjit ve zatürre şeklinde sıralanıyor. “Beşli aşı” sistemi adı verilen uygulamayla daha önce bir ay aralıklarla yapılan aşılar artık 2’şer ay arayla yapılacak.
Aileler aşılara hiç bir ücret ödemeyecek. Beşli aşının uygulamaya girmesiyle çocuklara 2 yaşına kadar yapılan aşı sayısı 8'den 7'ye, enjeksiyon sayısı da 13'den 9'a indirilmiş olacak.
Yılda yaklaşık 1.350.000 bebeğin dünyaya geldiği ülkemizde uygulamanın getirdiği bir başka avantaj ise hem ailelerin hem de sağlık personelinin zamanından tasarruf sağlıyor olması.

GRİP AŞISI KALP KRİZİNDEN KORUYOR

Kalp rahatsızlığı olan ve grip aşısı yaptıran kişilerde, kalp krizinden kaynaklanan ölüm oranlarında yarı yarıya düşüş olduğu bildirildi. Diyabet, kronik kalp yetersizliği gibi kronik hastalığı olanların ve 50 yaş üstü kişilerin ise her yıl mutlaka grip aşısı yaptırması öneriliyor.

 



Verem (Tüberküloz):

Verem, solunum yoluyla bulaşan verem mikrobunun yol açtığı bulaşıcı bir hastalıktır. Verem, en çok akciğerlerde olmak üzere bütün organlarda hastalık yapabilir. Akciğer dışında tüberkülozun en sık görüldüğü organlar akciğer zarı ve lenf bezeleridir. Bunun dışında başta kemikler, böbrekler, beyin zarı, bağırsak, kadın üreme organları olmak üzere hemen hemen bütün organlarımızda verem görülebilir. Tedavisiz bırakılırsa ya da kötü tedavi edilirse öldürücü olabilir.

Verem mikrobu, aktif verem hastalığı olan bir kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşması ile havaya saçtığı mikropların sağlam kişiler tarafından solunum yolu ile alınmasıyla bulaşır. Vereme genellikle verem hastası birisi ile uzun süre kapalı bir yerde birlikte bulunulması sonucunda yakalanılır. Verem mikrobu, yemek tabaklarından, bardaklardan ya da diğer nesnelerden başkalarına bulaşmaz.

Toplumda sağlık görevlileri, alkol bağımlıları, yaşlılar, tutuklu ve hükümlüler, yurt, huzur evi, ıslahevi gibi kurumlarda kalan ve çalışan kişiler, genel yaşam standartlarının altında, kalabalık ortamlarda yaşayan kişiler, HIV virüsü taşıyan ve AIDS olan kişiler,  bağışıklık sistemi zayıf olan, özellikle uzun süre kortizon kullanan kişiler, şeker hastaları ve ağır böbrek, karaciğer hastalığı olan kişiler risk altındadır. 

Verem mikrobu, soluduğumuz hava ile akciğerlerimize girerek orada çoğalmaya başlar. Bu mikroplardan bazıları, böbrekler, kemikler ya da beyin gibi, vücudun diğer kısımlarına yayılır. Bu kişiye artık verem mikrobu bulaşmış demektir. Vücut mikroplarla savaşırsa da genellikle hepsini yok edemez. Vücudun savunma mekanizmaları, etkisiz durumda olan mikropların çevresinde kapsül ya da duvarlar örer. Bu aşamada kişi kendisini iyi hisseder. Verem mikrobu bulaşmış olan bir kişinin vücudunda verem mikrobu bulunmaktadır. Ancak, hastalık belirtisi yoktur ve kişi bu aşamada mikrobu başkalarına bulaştıramaz. Bu aşamada yapılan tıbbi tedavi, verem mikrobunun verem hastalığına yol açmasına engel olabilir.

Mikropların aktif hale gelmeleri ve çoğalmaya başlamaları halinde, kişi artık verem hastasıdır. Bu durum bir yıl içinde ya da uzun yıllar sonra, genellikle vücudun HIV/AIDS, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, zatürre ya da kanser gibi başka enfeksiyon ve hastalıklarla mücadele sonucu zayıf düştüğü bir sırada ortaya çıkabilir. Verem hastası olan kişi verem mikrobunu taşır ve hastalığın belirtilerini gösterir. Bu belirtiler; öksürük, yorgunluk, gece terlemeleri, kilo kaybı ve kan tükürme şeklinde olabilir. Verem olan bir kişi hastalığı başkalarına bulaştırabilir.

BCG aşısı, vereme yakalanma riski fazla olan ülkemizdeki tüm bebeklere (doğumdan sonraki 2. ayda) rutin olarak yapılmaktadır. Bu aşı çocukları, veremin kanla yayılması ve beyin zarını tutmasından korumaktadır.


 
 
   
T.C.Sağlık Bakanlığı'nın resmi aşı sitesidir.